13 Sayısı Neden Uğursuz Sayılır? Kökeni ve Gerçek Hikâyesi
Sevgili Meraklılar,
Bazı sayılar vardır; yalnızca bir sayı olmaktan çıkar, insanların korkularına, düşüncelerine ve inançlarına yerleşir. İşte 13 sayısı da tam olarak bunlardan biridir. Günümüzde hâlâ bazı otellerde 13. kat yazmaz, bazı uçaklarda ise 13 numaralı koltuk bile bulunmaz.Tuhaf olan şey ise şu: 13 sayısı her zaman kötü kabul edilmiyordu. Peki ne oldu ve bir sayı nasıl oldu da uğursuz sembollerden biri haline geldi? Bu sorunun cevabı bizi mitolojiden Orta Çağ’a, dinlerden modern psikolojiye kadar uzanan oldukça ilginç bir yolculuğa çıkarıyor.
13 sayısının uğursuz olduğuna inanan insanların sayısı, inanın düşündüğünüzden çok daha fazla. Bu inanışın izlerini günümüzde de farklı şekillerde görmek mümkün. Örneğin bazı binaların kapı numaralarında 13 yerine 12A yazması ya da bazı spor takımlarında 13 numaralı formanın tercih edilmemesi, bu inanışın hâlâ ne kadar yaygın olduğunu gösteren küçük ama ilginç örneklerden sadece ikisi. Peki meraklılar, işin en ilginç kısmı tam da burada başlıyor: 13 sayısı her zaman uğursuz kabul edilmiyordu.Hatta bir zamanlar bazı kültürlerde kutsal ve güçlü bir sayı olarak görülüyordu. Şimdi gelin birlikte, 13 sayısının nasıl kutsal bir anlam taşıdığı zamandan “uğursuzluk” sembolüne dönüştüğüne uzanan ilginç hikâyesine bakalım.
Antik Mısır’da insanlar ölümün bir son olduğuna değil, aksine ölümden sonra başka bir yaşamın başladığına inanıyordu. Peki bunun 13 sayısıyla ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz. Antik Mısır inancına göre insan ruhu ölümden sonra 13 aşamadan oluşan bir yolculuktan geçerek sonsuz yaşama ulaşırdı. Bu nedenle 13 sayısı onlar için korkutucu değil, aksine tamamlanmayı ve yeniden doğuşu temsil eden önemli bir sayıydı.
Benzer şekilde eski doğa inançlarına sahip toplumlarda da 13 sayısına farklı bir anlam yüklenmişti. İnsanlar gökyüzünü dikkatle gözlemliyor ve bir yıl içerisinde genellikle 12 dolunay görülse de, bazı yıllarda 13 dolunay gerçekleştiğini fark ediyorlardı. Bu durum, doğanın her zaman aynı kalıplarla ilerlemediğini ve zaman zaman döngünün “tamamlanıp yeniden başladığını” gösteren özel bir işaret olarak yorumlanıyordu. Hatta bazı eski takvimlerde 13 ay sistemi kullanıldığı bile biliniyor. Örneğin Maya uygarlığında 13 sayısı kutsal kabul edilir ve takvim hesaplamalarında önemli bir yere sahipti.
Peki meraklılar, bir sayı nasıl olur da zamanla korkulan bir sembole dönüşür? Bunun kesin olarak tek bir cevabı yok. Ancak tarihçiler ve araştırmacılar, 13 sayısının kötü ün kazanmasında dinî anlatıların ve eski mitolojik hikâyelerin önemli rol oynadığını düşünüyor.
Bu hikâyelerden en çok bilineni Hristiyanlık inancındaki Son Akşam Yemeği anlatısıdır. Rivayete göre Hz. İsa, çarmıha gerilmeden önce havarileriyle birlikte son bir akşam yemeği yer. Masada bulunan kişi sayısı ise toplamda 13’tür. Bu kişilerden biri olan Yahuda, daha sonra İsa’ya ihanet eden kişi olarak anlatılır. Zamanla bu hikâye ilginç bir inanışın doğmasına neden olur: Aynı masada 13 kişinin bulunmasının uğursuzluk getirebileceği düşünülmeye başlanır. Ancak 13 sayısının kötü ün kazanmasında anlatılan tek hikâye bu değildir. Kuzey Avrupa mitolojisinde rivayete göre tanrılar bir gün Valhalla’da büyük bir ziyafet düzenler ve bu davete tam 12 tanrı davet edilir. Her şey oldukça huzurlu ilerlerken davete çağrılmayan bir misafir ortaya çıkar: Loki yani o gün orada bulunan 13. Tanrı. İskandinav mitolojisinde Loki genellikle kaosun ve kurnazlığın tanrısı olarak anlatılır. Hikâyeye göre Loki’nin doğrudan değil ama gizlice kurduğu planlar sonucunda tanrıların en sevilenlerinden Balder hayatını kaybeder.Bu olaydan sonra anlatılan efsanelerde 13 kişinin bir araya gelmesinin felaket getirebileceği düşüncesi yayılmaya başlar.
Gelelim günümüze Teknoloji çağında yaşıyor olmamıza rağmen, 13 sayısıyla ilgili bu inanış tamamen ortadan kalkmış değil. Hatta bu durumun psikolojide bir adı bile var: Triskaidekafobi. Yunanca kökenli olan bu kelime “13 sayısından korkma” anlamına gelir. Bazı insanlar için bu yalnızca küçük bir batıl inanç gibi görünse de, bazı kişiler gerçekten 13 sayısıyla karşılaştıklarında huzursuzluk hissedebilir. Belki de bu durum insan zihni hakkında ilginç bir şeyi gösteriyor: İnsanlar bazen yaşanan olayları açıklamak için sayılar ve semboller üzerinden anlam kurmayı seviyor.
Peki sizce gerçekten bir sayı uğursuzluk getirebilir mi, yoksa insanlar yüzyıllardır korkularını bir sayının üzerine mi yüklüyor?
Yorumlar
Yorum Gönder