Beynimiz Neden Negatif Anıları Daha Uzun Hatırlar?

Sevgili Meraklılar,

 

Hiç fark ettiniz mi? Gün içinde pek çok güzel şey yaşarsınız, her şey gayet normal ilerler… Ama günün sonunda aklınıza takılıp kalan şey çoğu zaman tek bir olumsuz cümle ya da küçük bir an olur. Hatta bazen yıllar önce yaşadığınız utanç verici bir anı, hiç beklemediğiniz bir anda yeniden aklınıza gelir ve zihninize yerleşir. Elbette ki bu durum yalnızca size özgü değildir. Aslında insan beyninin çalışma mekanizması çoğu zaman böyle işler; beynimiz olumlu deneyimlerden çok olumsuz olanlara dikkat eder ve onları daha güçlü şekilde hatırlar.


Peki ama neden? Neden onca güzel anı hızla unutulurken, olumsuzluk zihnimizde yıllarca kalabiliyor? Bu sorunun cevabı psikolojiden evrime, hatta beynimizin biyolojik yapısına kadar uzanan oldukça ilginç bir süreçte saklı. Burada altını çizmemiz gereken önemli bir nokta var: İnsan beyni sandığımız gibi sadece mutlu olmak için değil, öncelikle hayatta kalmak için evrimleşmiştir. Binlerce yıl önce insanoğlu için hayat bugün olduğu kadar güvenli değildi. Doğada hayatta kalabilmek için insanların sürekli dikkatli olmaları gerekiyordu; hangi bitkilerin zehirli olduğu, hangi hayvanların tehlikeli olduğu gibi bilgiler hayati önem taşıyordu.

 

Şimdi şöyle düşünelim: Bir insan güzel bir manzarayı unutsa bunun büyük bir sonucu olmazdı. Ama zehirli bir meyveyi ya da saldırgan bir hayvanı unutursa bunun sonucu ölüm bile olabilirdi. İşte bu yüzden beynimiz güzel olanı hatırlamak için değil, tehlikeli olanı unutmamak için bir mekanizma geliştirdi. Bilim insanları bu durumu psikolojide “olumsuzluk yanlılığı” (Negativity Bias) olarak adlandırır. Bu kavrama göre insan zihni, olumsuz olaylara olumlu olaylardan daha fazla dikkat eder ve onları hafızada daha güçlü şekilde saklar. Aslında bu durum günlük hayatımızda da sık sık karşımıza çıkar. Örneğin bir gün içinde birçok kişi size güzel sözler söyleyebilir, yaptığınız bir iş için takdir edilebilirsiniz. Ancak biri küçük bir eleştiri yaptığında, çoğu zaman zihnimizde kalan şey o tek cümle olur. Çünkü beynimiz eleştiriyi ya da olumsuz bir deneyimi potansiyel bir tehdit olarak algılayabilir.

 

Peki beynimiz bunu nasıl yapıyor? Yani olumsuz bir deneyimi neden bu kadar güçlü hatırlıyoruz? Bunun cevabı aslında beynimizin çalışma biçiminde saklıdır. Beynimizde amigdala adı verilen küçük bir bölge bulunur ve bu yapı adeta bir alarm sistemi gibi çalışır. Tehlike, korku, stres ya da tehdit içeren bir durumla karşılaştığımızda devreye giren ilk bölgelerden biri burasıdır. Bu yüzden olumsuz bir olay yaşadığımızda amigdala bu durumu adeta “önemli” olarak işaretler; ardından beynin hafızayla ilgili diğer bölgeleri devreye girer ve yaşanan olay sıradan bir anıya göre çok daha güçlü bir şekilde belleğe kaydedilir. Özellikle korku, utanç veya stres gibi yoğun duyguların eşlik ettiği anılar bu nedenle çok daha canlı hatırlanabilir. Çünkü duygular hafızanın güçlenmesinde oldukça önemli bir rol oynar.

 

Sevgili meraklılar, şimdi küçük bir şey deneyelim: Çocukluğunuzdan bir günü düşünün. Muhtemelen o yıllarda sayısız güzel an yaşadınız. Fakat zihninizde ilk beliren anı büyük ihtimalle çok sıradan bir gün değil; sizi şaşırtan, utandıran ya da korkutan bir an olacaktır. Belki de beynimiz kötü anıları saklamıyor; sadece bir daha aynı hatayı yapmamamız için onları unutmamıza izin vermiyor.

Yorumlar

Popüler Yayınlar